8 / 10

Güzelleme

Bak bunlar ellerin senin bunlar ayakların

Ellerin kadar küçük ayakların kadar güzel

Bak bunlar senin saçların

Saçların ki günışığında kestane

Bak bende yalan yok vallahi billahi

Sen o kadar güzelsin ki artık o kadar olur

İşe bak sen gözlerin de burda

Gözlerin ki göz değil gözistan

Ve kolların dolanmış boynuma

Bak ne güzel işte ikimiz de çıplak

Ne günah işlediysek yarı yarıya

Sen asıl bunlara bak bunlar dudakların

Daha dünkü öpücük durur üstlerinde

Vapurdaydık vapur kıyıdan gidiyordu

Üç kulaç öteden İstanbul gidiyordu

Hemen yanımızdan balıklar gidiyordu

Hikaye

Güzelleme, Cemal Süreya'nın Üvercinka kitabındaki en ünlü aşk şiirlerinden biridir. 1954'te yazılmıştır. 'Güzelleme' halk edebiyatında sevgilinin güzelliğini öven bir türdür; Cemal Süreya bu geleneği tamamen kendi üslubuna dönüştürür. Şiirde sevgilinin bedeni — eller, ayaklar, saçlar, gözler, kollar, dudaklar — tek tek anlatılır. Son bölümdeki vapur sahnesi, İstanbul'da yaşanmış bir aşk anından yola çıkar: bir öpücük, kıyıdan uzaklaşan vapur ve yanlarından geçen balıklar.

Yorum

Güzelleme, Türk şiirinin en güzel aşk şiirlerinden biri sayılır. 'Vallahi billahi' gibi gündelik bir yeminin şiire girmesi, İkinci Yeni'nin dilin her katmanını kullanma cesaretini gösterir. Şiir, sevgilinin bedenini yukarıdan aşağıya değil, dışarıdan içeriye doğru keşfeder: eller ve ayaklar (dış), gözler ve kollar (yakınlaşma), dudaklar ve öpücük (birleşme). Son üç dize — vapur, İstanbul ve balıklar — bir rüya gibi kapanır; öpücükten sonra dünya bile başka görünür. 'Gözistan' sözcüğü Süreya'nın yarattığı bir neolojizmdir: göz + Farsça -istan eki.