6 / 10
Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?
Sizin hiç babanız öldü mü
Benim bir kere öldü; kör oldum.
Gökyüzü bir yuvarlak aynamış
Güneş bir lambaymış
Göremedim
Sonradan sonradan
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı
Taşlar pırıl pırıldır hamamda
Ölüler de pırıl pırıldır
Ekmeklerini artık bıçaksız keserler
Ellerinin arasına alıp bölerler
Peynirlerini de parmaklarıyla bölerler
Siz hiç babanız öldükten sonra
Domates yediniz mi
Domates büyük
Lokma büyük
Babam
Benim bir kere öldü
Kör oldum
Hikaye
Cemal Süreya bu şiiri babası ölmeden dört yıl önce yazmıştır — şairin kendisi de bunu özellikle belirtir: 'Babamın ölümü üzerine yazdığımı sananlar var, ilk şiirlerimdendir.' Aslında şiir, dört yaşındayken kaybettiği kardeşi Kemal'in cenazesinden yola çıkar: babası kollarında bir yastığın üstünde taşıyordu onu, arkasında bir kalabalık. Süreya penceredeydi, dışarıda kar yağıyordu. O sahne, 'ölüm' kavramının çocuk zihnine ilk girişidir.
Yorum
Türk şiirinin en içli ve en yalın şiirlerinden biri. 'Kör oldum' metaforu yalnızca görememeyi değil, hayatı algılamanın tamamen değişmesini anlatır. Şiirin en çarpıcı imgesi gündelik eylemlerdir: ekmek bıçaksız kesilir, peynir elle bölünür — yoksulluk ve yalnızlık bir arada. 'Domates büyük / Lokma büyük' derken boğazından geçmeyen acıyı somutlaştırır. Şiir döngüseldir — açılışla kapanış aynıdır, tıpkı acının kendisi gibi.