4 / 10
Göçebe
Otobüslere biniyorum şehirden şehire
Anadolu'nun ortasında bir yolcuyum
Kars'ta bir elma Amasya'da bir elma
Hangisi daha kırmızı bilemiyorum
Kerem'in Aslı'sı kaçmış gene
Nietzsche ölmüş duymuş musunuz
Marilyn Monroe güzel kadın
Ben şiirimi arıyorum bütün bunların arasında
Bir eşkıyanın üstünde silah
Bir köylünün üstünde toprak
Bir şairin üstünde sözcük
Hepsi ağırdır taşınması zor
Ben göçebeyim şehirden şehire
Yazıyorum aşk şiirlerini
Bir otobüste bir trende bir vapurda
Sevgilim nereye kadar bu yolculuk
Yoruldum güzel yüzünü düşünmekten
Yoruldum şehirden şehire taşınmaktan
Bir yere otursam kalkamam
Bir kalksam oturamam
Göçebe bir şairim işte
Hikaye
Göçebe, Cemal Süreya'nın 1965'te yayımlanan ikinci şiir kitabının adıdır ve aynı zamanda bu uzun şiirin adıdır. Şair, Anadolu'yu baştan başa bir otobüs yolculuğunda anlatır — ama bu yolculuk aslında kendi içine yolculuktur. Kars'tan Amasya'ya, Kerem ile Aslı'dan Nietzsche'ye, eşkıyadan Marilyn Monroe'ya — her şey şiirin içine girer. Cemal Süreya gerçek bir göçebedir: Erzincan'da doğmuş, Bilecik'e sürgün edilmiş, İstanbul'da yaşamıştır.
Yorum
Göçebe, Türk şiirinin en cesur yolculuk şiirlerinden biridir. Cemal Süreya Anadolu'yu anlatırken hem Doğu'yu hem Batı'yı harmanlar: Kerem ile Aslı halk hikâyesinin yanına Nietzsche'yi, köylünün yanına Marilyn Monroe'yu koyar. 'Bir eşkıyanın üstünde silah / Bir köylünün üstünde toprak / Bir şairin üstünde sözcük' dizesi, şiirin yükünü hayatın yükleriyle eşitler.