1 / 10

Üvercinka

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden

En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye

Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız

Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun

Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez

Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor

Bütün kara parçalarında

Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma

Yatakta yatmayı bildiğin kadar

Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler

Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının

Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde

Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor

Bütün kara parçaları için

Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o

Onunla daha bir değere biniyor soluk almak

Sabahları acıktığı için haklı

Gününü kazanıp kurtardı diye güzel

Birçok çiçek adları gibi güzel

En tanınmış kırmızılarla açan

Bütün kara parçalarında

Afrika dahil

Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü

Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez

Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek

İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar

Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar

Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar

Bütün kara parçalarında

Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası

Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki

Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok

Aklıma kadeh tutuşların geliyor

Çiçek Pasajında akşamüstleri

Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor

Bütün kara parçalarında

Afrika hariç değil

Hikaye

Cemal Süreya bu şiiri Eskişehir Vergi Dairesi'nde stajyerken yazmıştır. Eşi Seniha Hanım hamileyken kendisine 'Üvercinka' adını taktığı genç bir kadınla tanışır ve aralarında tutkulu bir aşk başlar. 'Üvercinka' adı, 'güvercin' kelimesinin ilk harfini atıp kadın isimlerinin sonuna eklenen '-ka' takısıyla türetilmiştir. Şiir beş bentten oluşur ve sevgilinin boynunun tasviriyle açılır — 'En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye.' Laleli'den dünyaya giden tramvay hem fiziksel hem metafizik bir yolculuktur. Her kıtanın sonunda tekrarlanan 'Bütün kara parçalarında / Afrika dahil' nakaratı, aşkı evrensel bir başkaldırıya dönüştürür. Son kıtada 'Afrika dahil' yerine 'Afrika hariç değil' denmesi, ironiyi ve isyanı zirveye taşır.

Yorum

Üvercinka, İkinci Yeni'nin manifestosudur. Mehmet Kaplan'a göre şiir, şairin sosyal düşünceleri — enternasyonal Marksizm — ile bedensel arzularını birleştirir. Tramvay bir yolculuk değil, hayatın kendisidir. 'Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor' dizesiyle aşk ve beden devrimci bir eylem olur. 'Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler' dizesiyle toplumsal ahlak kurallarına meydan okunur. 'Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek' hem şiire hem devrime inanmaktır. 'Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar' dizesiyle baskı gündeliğe taşınır. Son kıtadaki 'Padişah gibi cesaret' ve 'Çiçek Pasajında akşamüstleri' imgesiyle kadın hem aşkın hem özgürlüğün simgesi olur.