5 / 7
Kitabe-i Seng-i Mezar
I
Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar.
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi.
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı Allahın adını;
Ama günahkâr da sayılmazdı;
Yazık oldu Süleyman Efendiye.
II
"To be or not to be" meselesi
Hallolunamamıştır henüz;
Süleyman Efendi için olsa
Mesele yoktu.
Bir akşam uyudu, uyanamadı.
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
Alacaklıları hakkını helal etsin;
Zaten rahmetlinin alacağı yoktu.
III
Tüfeği depoya teslim edildi;
Esvabı başkasına verildi;
Öyle bir rüzgâr ki,
Kendisi gittiği gibi
İsmi bile kalmadı yadigâr.
Yalnız, kahve ocağında
El yazısıyla bir beyit:
"Ölüm Allahın emri,
Ayrılık olmasaydı."
Hikaye
Sıradan bir adamın — Süleyman Efendi'nin — hayatını ve ölümünü anlatan üç bölümlük şiir. Orhan Veli'nin 'küçük adam' temasının en güçlü örneğidir. Şiirin adı 'Mezar Taşı Yazısı' anlamına gelir — Osmanlıca başlık, içerideki son derece sade dille bilinçli bir tezat yaratır. Süleyman Efendi, edebiyatın tarih boyunca görmezden geldiği sıradan insanın simgesidir.
Yorum
Kitabe-i Seng-i Mezar, Türk şiirinin küçük adama açtığı en büyük kapıdır. Orhan Veli, Süleyman Efendi'yi anlatırken aslında milyonlarca 'görünmez' insanı görünür kılar. Şiirin sonundaki 'Ölüm Allahın emri, ayrılık olmasaydı' beyiti, sıradan insanın bile şiir yazabildiğinin — ve o şiirin en yüce şiirlerden güzel olabileceğinin kanıtıdır.